Pazar, Mayıs 20, 2012

image image image
Bebeklik döneminin sona erdiği 2 yaşından 6 yaşına kadar olan dönemdir. Bu dönemde çocuk fiziksel ve zihinsel alanda en kritik ve en büyük gelişmeleri kaydeder. Algı çok açıktır. Bir çok somut kavram bu dönemde kazanılır.

Çocukta bu dönemde varolan “merak” sayesinde, bir çok nseneyi ve durumu keşfetme amaçlı davranış görülür. Soru sormak, nesneleri kurcalamak, fırlatmak…gibi.  Böylelikle, içine doğduğu dünyaya dair temel bilgileri edinir.
Çocukların okulla tanıştığı dönemdir. Birçok somut kavramın kazanıldığı ve somut düşüncenin çocukta hakim olduğu bir dönemdir. Çocuğun sosyal çevresi genişlemiştir.

Sürekliliği olan arkadaşlıklar kurmak, okulda ve çeşitli projelerde başarılı olmak, içinde bulunduğu çevreden onay görmek gibi becerileri yerine getirme durumuyla karşı karşıyadır.
Ergenlik dönemi, günümüz koşullarında gitgide uzamaktadır. Çocuklar artık birçok etkenden dolayı daha erken ergenlik dönemine girmekte ve daha geç yaşlara kadar da bu dönem sürmektedir. Daha geç yaşlara kadar sürmesinde toplumsal etkenler rol oynamaktadır. Çocukların artık daha uzun seneler öğrenimlerinin devam etmesi sonucunda anne ve babayla aynı evi paylaşmaya devam etme, önemli ve sürekli bir işe girmenin gecikmesi durumları yaşanıyor. Bu da kendine yeten, tam bir yetişkin olmayı erteliyor.

Soru Sorun


Sorularınızı bize ulaştırabilirsiniz.

İletişim formumuzu doldurarak soru sormak için tıklayın

Canlı Destek

Soru sormak ve rendevu almak için lütfen Online butonuna tıklayın. Operatörümüz size canlı destek verecektir.

Faydalı Bilgiler

Psikolojik sorunlar hakkında derlenmiş yüzlerce yazı...

Sorularınıza yanıtlar bulabileceğiniz Faydalı Bilgiler bölümümüz için tıklayın...

Yenilikler

Yaşam denilen macera inişli çıkışlı. Her ne kadar çoğunlukla planlamaya çalışsak da sürprizlerle dolu yaşam. Sürprizleri kabul edip uyum sağlayabildiğimizde hayat daha keyifli. Ama bazen öyle bir korkuyoruz ki yeniliklerden, alışılmışın dışına çıkmak bizi o kadar zorluyor ki, dünyanın sonunun küçük bir örneği gibi geliyor yaşadıklarımız. Bu yenilik bize daha iyi bir gelecek vaadinde bulunsa da ürkütücü bir yanı oluyor. Alışkanlıklardan kopmak, güvenilir olmayan sulara açılmaya benziyor.

 

İşbirliği

Anne ve babalar olarak çocuğumuzla iletişimimizde disiplini bozmamak adına bazı çekincelerimiz olabiliyor kuşkusuz. Çocuğumuzun gözünde hatasız olmak istiyoruz. Eğer bizi hatasız algılarsa dediklerimize güven duyup uyacağına inanıyoruz. Bu yüzden de koyduğumuz kuralları sorgulamasına izin vermiyoruz belki. Oysaki bu kurallara sorgulayabilirler ve hatta işbirliği içinde birlikte kurallar belirleyebiliriz!

 

Beklemek...

Çocuklarımız ve biz devamlı bir koşuşturma içindeyiz gün içinde. Bu koşuşturma biraz sekteye uğrasa, bir şeylere geç kalacağımız endişesi yaşıyoruz. Ama belki de bir an durmak, koşuştururken bir süre ara vermek bize iyi gelecek. Kim bilir; belki de tam olarak ne yapıyor olduğumuzu, ne yöne gittiğimizi o arada daha iyi görebileceğiz.

Çocuklarımız beklemeyi, sabredebilmeyi taa bebeklik günlerinde öğrenmeye başlıyorlar. Karnı acıkınca mamayı beklemeyi… altı kirlenince temiz ve rahat olmayı….öğretiyoruz, öğrenmeleri gerekiyor. Böylelikle çocuklarımız, hayatın ilerleyen dönemlerinde de bazı şeyleri elde edebilmek için bekleyebilmenin temelini alıyorlar. Yeri geliyor, okulda kendinden önce gelen arkadaşını beklemeyi öğrenmesi gerekiyor.

   

Eyvah Çocuğum Büyüdü

Ergenlik çağı, ikilem çağı...

Çocuğunuz halen size bağımlı bir hayat yaşama ihtiyacında; ama bir yandan bağımsız olmak istiyor artık. Daha düne kadar onun beğendiği, takdir ettiği kişiler sizlerdiniz. Şimdi artık bir anda herşey tersine döndü. Hayatındaki en beğenmediği ve eleştirdiği kişilersiniz artık. Sizden farklı olmayı özgürlük olarak algılıyor.Ev dışındaki sosyal çevrenin onun için önemi eskisine göre daha fazla. Arkadaş grubuna kabul edilmek, onlar tarafından sevildiğini, sayıldığını bilmek onun için çok önemli. Bu kabulü kazanmak için de grubun beklentilerini yerine getirme uğraşısında. Artık sizin beklentilerinizin bir ağırlığı yok onun gözünde. Şaşkınsınız ve de endişelisiniz.

 

Çocuklarda Korku

Korku duygusunun insanoğlunun hayatta kalabilmesini sağlayan bir işlevi vardır. Korku, tehlikeyi algılamamızı ve kendimizi korumamız için alarmda olmamızı sağlar. Çocuklarda anlık korkular olabileceği gibi, bazı korkular belli bir dönem ortaya çıkıp bir süre devam edebilmektedir. Şimdi bu tarz korkuların üzerinde duralım:

   

Günün Sözü

"Çocuklar ne söylediğinize değil ne yaptığınıza odaklanır"

Reklamlar

Reklamlar

260 TL'ye Herşey Dahil Web Sitesi
www.sitekuruyorum.com

Mini Anket

Çocuğunuzu psikoloğua götürüyor musunuz?







 

Son Eklenen Videolar

Izleme: 2347
Eklendi 11/12/2009
0:56
Izleme: 2560
Eklendi 11/09/2009
0:20
Izleme: 2931
Eklendi 11/09/2009
0:28
Izleme: 3095
Eklendi 11/09/2009
0:26
Izleme: 2456
Eklendi 11/09/2009
0:46
Izleme: 2073
Eklendi 11/09/2009
0:23

Faydalı Bilgiler

  • 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
prev
next

Otizmde Duyu Bütünlemesi Terapisi

Tek başına bir eğitim yöntemi değildir. Duyu algılamalarında farklılık olan otistik çocukların, doğru tepkileri verebilmeleri, kendilerini tanımaları, bulundukları mekân içinde kendilerini algılamaları, çevrelerinin farkında olmaları ve hareketlerini kontrol edebilmeleri sağlanarak, öğrenme için gerekli ortam hazırlanır. Duyu Bütünlemesi Terapisi, dört yıllık ... Devamı...

Sosyal Fobide Genetik Faktörler

Sosyal fobi özelinde hem normal olarak karşılanan kimi ruhsal özelliklerin hem de ruhsal rahatsızlıkların nasıl aktarıldığını daha ayrıntılı olarak ele alma imkanına sahibiz. Çünkü sosyal fobi, "utangaçlık", "sıkılganlık" olarak bilinen normal ruhsal özelliklere oldukça yakın belirtilerle seyreden bir ruhsal rahatsızlıktır. ... Devamı...

Uyku Bozuklukları Tedavisi

Tedavi konulan tanıya göre yapılmaktadır. Şöyle özetleyebiliriz : 1- Uykunun düzenlenmesi . Uyanıldığı zaman yatakta biraz daha kalmak isteğinden vazgeçip hemen kalkmak. 2- Uyku ritminin düzenlenmesi için her sabah belli bir saatte kalkmak. ... Devamı...

Nevrasteni

Nevrozların en yaygın tipi olan nevrasteni ilk kez 1869 yılında American Psikiyatrist C. Brid tarafından tanımlanmıştır. Yazarın düşüncelerine göre sanayinin süratli gelişmesi ile ilgili olarak oluşan stress bu hastalığın meydana çıkmasında önemli rol oynayan etkenlerdendir. Hastalığın klinik görünümünü oluşturan temel ... Devamı...

Yeme Bozukluğu Depresyona Götürüyor

Özellikle genç kızlar arasında görülen daha ince ve zarif görünmek adına başlayan yediğini çıkarma hastalığı giderek yaygınlaşıyor. Hastalık bir süre sonra kişiyi depresyona götürüyor Yeme bozuklukları son yıllarda giderek artıyor ve toplumun büyük bir kısmını tehlikeli sonuçlarıyla tehdit ediyor. ... Devamı...

Erkek Kısırlığında Tedavi Yöntemleri

Ulusal Üreme Tıbbı ve Tüp Bebek Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, erkek kısırlık olgularında spermin üretim ve olgunlaşma bozukluklarının en çok rastlanılan sorun olduğunu dile getirdi. Kısırlık problemi ile başvuran çiftlerde, bunun nedenini açıklamaya yönelik bazı tetkikler ... Devamı...

Parmak Emme

Parmak emme, normal çocuklarda herhangi bir pisko-patolojik etken olmaksızın 3-4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur.Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da diğer parmaklarını emerler. Zararsız bir davranış olan parmak emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasının en önde gelen nedeni,yeni doğan bebeklerin parmak emmeyi ... Devamı...

Halüsinasyon ve Kuruntular

Bazı demanslı kişiler hayaller veya halüsinasyonlar görebilir. Elbette demanslı her kişide bu olacak anlamına gelmez ya da bu problemler görülen her kişi demansa sahip demek değildir. Burada bu durumlarla baş etme yöntemleri ele alınmıştır. Demanslı insanlar bazı zamanlar halüsinasyonlar ... Devamı...

Alzheimer Geni Yaşlılıkta Aktif Oluyor

Bilim adamları, Alzheimer hastalığına yol açan genin uzun yıllar “uyuduktan” sonra etkisini yaşlılıkta gösterdiğini saptadılar. Bunun, bazen genç yaşlarda görülen zihinsel gerilemenin, Alzheimer geniyle ilgisi bulunmadığını gösterdiği belirtildi. HONG KONG - Avustralyalı bilim adamları, 6,560 kişi üzerinde 20 ... Devamı...

Panik Bozukluğu Toplumda Ne Oranda Yaygındır?

Kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha sık görülür.Panik bozukluk tanılı hastaların %75-80’ i kadındır. Yaşam boyu yaygınlığı %1,5-3,5 arasında saptanmıştır. Bu oran gittikçe artmaktadır. Değişik hastalıklara bağlı olarak çıkan panik ataklar ve “sınırlı belirtili atakların” ise %15-20 arasında olduğu ... Devamı...

  • Özgüven

    Yalnız değilsiniz. Benzer şikayetleri olan pek çok hasta psikiyatr ve psikologlar tarafından görülmektedir. Kendine güvensizlik ve değersizlik hissi bir kişilik özelliği olabileceğ

  • Yenidoğandan Ergene Epilepsi

    Epilepsi, halk arasında bilinen adıyla sara, beyin elektrik aktivitesindeki geçici bozukluk sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Bu bozukluğun oluştuğu ya da yayıldığı bölgelerin işle

  • Aşırı Hareketlilik

    Bazi çocuklar yasitlarina göre asiri hareketli olabilirler. Bu durumun bir çok nedeni olabilir. Genelde asiri hareketli çocuk denince aklimiza hiperaktif çocuklar gelir. Çocukta as

  • Ceninler Parkinson'a Umut Oldu

    Fransa Kretey Ulusal Tıp Araştırmaları Enstitüsü Doktorlarından Anselme Perrier yaptığı araştırmalarda kürtajla alınan ceninlerden elde edilen insan beyin nöronu kök hücrelerinin P

  • Kör İnançlılık, Döneklik Ve Paranoya

    İnsanların fikir değiştirmeleri doğaldır. İnsanoğlu öğrenen, değişen, gelişen bir yaratıktır.Bilgi dağarcığımız geliştikçe, bireysel deneyimlerimiz biriktikçe, hem duygu hem de düş

next
prev

Her hakkı saklıdır 2011 Çocuk Psikoloğum
Tasarım & Programla CreaNet Bilişim Hizmetleri