Salı, Mayıs 22, 2012

image image image
Bebeklik döneminin sona erdiği 2 yaşından 6 yaşına kadar olan dönemdir. Bu dönemde çocuk fiziksel ve zihinsel alanda en kritik ve en büyük gelişmeleri kaydeder. Algı çok açıktır. Bir çok somut kavram bu dönemde kazanılır.

Çocukta bu dönemde varolan “merak” sayesinde, bir çok nseneyi ve durumu keşfetme amaçlı davranış görülür. Soru sormak, nesneleri kurcalamak, fırlatmak…gibi.  Böylelikle, içine doğduğu dünyaya dair temel bilgileri edinir.
Çocukların okulla tanıştığı dönemdir. Birçok somut kavramın kazanıldığı ve somut düşüncenin çocukta hakim olduğu bir dönemdir. Çocuğun sosyal çevresi genişlemiştir.

Sürekliliği olan arkadaşlıklar kurmak, okulda ve çeşitli projelerde başarılı olmak, içinde bulunduğu çevreden onay görmek gibi becerileri yerine getirme durumuyla karşı karşıyadır.
Ergenlik dönemi, günümüz koşullarında gitgide uzamaktadır. Çocuklar artık birçok etkenden dolayı daha erken ergenlik dönemine girmekte ve daha geç yaşlara kadar da bu dönem sürmektedir. Daha geç yaşlara kadar sürmesinde toplumsal etkenler rol oynamaktadır. Çocukların artık daha uzun seneler öğrenimlerinin devam etmesi sonucunda anne ve babayla aynı evi paylaşmaya devam etme, önemli ve sürekli bir işe girmenin gecikmesi durumları yaşanıyor. Bu da kendine yeten, tam bir yetişkin olmayı erteliyor.

Soru Sorun


Sorularınızı bize ulaştırabilirsiniz.

İletişim formumuzu doldurarak soru sormak için tıklayın

Canlı Destek

Soru sormak ve rendevu almak için lütfen Online butonuna tıklayın. Operatörümüz size canlı destek verecektir.

Faydalı Bilgiler

Psikolojik sorunlar hakkında derlenmiş yüzlerce yazı...

Sorularınıza yanıtlar bulabileceğiniz Faydalı Bilgiler bölümümüz için tıklayın...

Yenilikler

Yaşam denilen macera inişli çıkışlı. Her ne kadar çoğunlukla planlamaya çalışsak da sürprizlerle dolu yaşam. Sürprizleri kabul edip uyum sağlayabildiğimizde hayat daha keyifli. Ama bazen öyle bir korkuyoruz ki yeniliklerden, alışılmışın dışına çıkmak bizi o kadar zorluyor ki, dünyanın sonunun küçük bir örneği gibi geliyor yaşadıklarımız. Bu yenilik bize daha iyi bir gelecek vaadinde bulunsa da ürkütücü bir yanı oluyor. Alışkanlıklardan kopmak, güvenilir olmayan sulara açılmaya benziyor.

 

İşbirliği

Anne ve babalar olarak çocuğumuzla iletişimimizde disiplini bozmamak adına bazı çekincelerimiz olabiliyor kuşkusuz. Çocuğumuzun gözünde hatasız olmak istiyoruz. Eğer bizi hatasız algılarsa dediklerimize güven duyup uyacağına inanıyoruz. Bu yüzden de koyduğumuz kuralları sorgulamasına izin vermiyoruz belki. Oysaki bu kurallara sorgulayabilirler ve hatta işbirliği içinde birlikte kurallar belirleyebiliriz!

 

Beklemek...

Çocuklarımız ve biz devamlı bir koşuşturma içindeyiz gün içinde. Bu koşuşturma biraz sekteye uğrasa, bir şeylere geç kalacağımız endişesi yaşıyoruz. Ama belki de bir an durmak, koşuştururken bir süre ara vermek bize iyi gelecek. Kim bilir; belki de tam olarak ne yapıyor olduğumuzu, ne yöne gittiğimizi o arada daha iyi görebileceğiz.

Çocuklarımız beklemeyi, sabredebilmeyi taa bebeklik günlerinde öğrenmeye başlıyorlar. Karnı acıkınca mamayı beklemeyi… altı kirlenince temiz ve rahat olmayı….öğretiyoruz, öğrenmeleri gerekiyor. Böylelikle çocuklarımız, hayatın ilerleyen dönemlerinde de bazı şeyleri elde edebilmek için bekleyebilmenin temelini alıyorlar. Yeri geliyor, okulda kendinden önce gelen arkadaşını beklemeyi öğrenmesi gerekiyor.

   

Eyvah Çocuğum Büyüdü

Ergenlik çağı, ikilem çağı...

Çocuğunuz halen size bağımlı bir hayat yaşama ihtiyacında; ama bir yandan bağımsız olmak istiyor artık. Daha düne kadar onun beğendiği, takdir ettiği kişiler sizlerdiniz. Şimdi artık bir anda herşey tersine döndü. Hayatındaki en beğenmediği ve eleştirdiği kişilersiniz artık. Sizden farklı olmayı özgürlük olarak algılıyor.Ev dışındaki sosyal çevrenin onun için önemi eskisine göre daha fazla. Arkadaş grubuna kabul edilmek, onlar tarafından sevildiğini, sayıldığını bilmek onun için çok önemli. Bu kabulü kazanmak için de grubun beklentilerini yerine getirme uğraşısında. Artık sizin beklentilerinizin bir ağırlığı yok onun gözünde. Şaşkınsınız ve de endişelisiniz.

 

Çocuklarda Korku

Korku duygusunun insanoğlunun hayatta kalabilmesini sağlayan bir işlevi vardır. Korku, tehlikeyi algılamamızı ve kendimizi korumamız için alarmda olmamızı sağlar. Çocuklarda anlık korkular olabileceği gibi, bazı korkular belli bir dönem ortaya çıkıp bir süre devam edebilmektedir. Şimdi bu tarz korkuların üzerinde duralım:

   

Günün Sözü

"Çocuklar ne söylediğinize değil ne yaptığınıza odaklanır"

Reklamlar

Reklamlar

260 TL'ye Herşey Dahil Web Sitesi
www.sitekuruyorum.com

Mini Anket

Çocuğunuzu psikoloğua götürüyor musunuz?







 

Son Eklenen Videolar

Izleme: 2351
Eklendi 11/12/2009
0:56
Izleme: 2566
Eklendi 11/09/2009
0:20
Izleme: 2936
Eklendi 11/09/2009
0:28
Izleme: 3101
Eklendi 11/09/2009
0:26
Izleme: 2462
Eklendi 11/09/2009
0:46
Izleme: 2077
Eklendi 11/09/2009
0:23

Faydalı Bilgiler

  • 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
prev
next

SF'nin Yaygın Olarak Ortaya Çıktığı Durumlar

SFliyi korkutan çok farklı ortamlar bulunabilir. Bunların ortak özelliği diğer insanlarla -en azından aynı ortamın paylaşılmasıyla- bir ilişki içinde olunmasıdır. SFliler genellikle yalnızken rahattırlar. Bu rahatlığın bozulması -genelleşmiş bir SFnin göstergesi olarak- insanın bulunduğu her ortamda gerçekleşebileceği gibi, SF belli ... Devamı...

Bir Anlatım Tarzı Olarak Bedenselleştirme

Sosyal ve biyolojik olgular arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Kültür ve toplumsallaşma bireyin biyolojik yapısından kaynaklanan davranışlarından oluşmaktadır. Davranış, bireyin nörofizyolojik dürtü ve güdülerini eğitim ve toplumsallaşma süreçleriyle sosyal olarak izin verilen ya da önerilen tarzlarda gidermesi ... Devamı...

Obezite Ömrü Kısaltıyor

Obezite, insan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık. Obezite sorununda yapılabilecek en büyük hata, kişiye özel olmayan, çok düşük kalorili, kontrolsüz şok diyet uygulamaları... Obezite Nedir? Şişmanlık, kadın erkek genç yaşlı herkesi ilgilendiren ... Devamı...

Beynin Ruhsal Bileşenlerinden Duygulanım

Duygulanım yaşanan her zaman diliminin kodlanmış ikinci bir dilidir. Konuşma, bilgilendirme ve düşünce o zaman dilimindeki yaşanan hadiseleri anlamlandırma çabalarıdır. Bunlar algılama ve kavramayla meydana getirilir. Ancak yaşanan her hadisenin hemen yanı başında o hadiseye eşlik eden duygusal bir ton ... Devamı...

Dissosiyatif Amnezi (Bellek Yitimi)

Yeni bilgileri öğrenme kapasitesi bozulmamış olmakla birlikte, genellikle stresli ve travmatik durumlarda görülen önemli bilgilerin ani kaybı söz konusudur. Bu unutma, olağan bir unutkanlıkla açıklanamaz. Hastalar, genellikle bellek kaybından haberdar ve bu konuda uyanıktırdır. En yaygın tipinde, lokal amnezi söz ... Devamı...

Panikatak Ve Fobiler

PANİKATAK : Panik nöbetlerinin süresi dakikalarla sınırlansa da kişide katlanılması zor bir ürküntünün yaşanmasına neden olur. Birden ortaya çıkan bu nöbrtlerde çarpıntı,soluk alma güçlüğü,aşırı terleme,bayılma duygusu,başdönmesi ve ölüme yaklaşılıyormuşçasına korkutucu bir duygu yaşanır. 1- Çarpıntı, kalp hızında artış, kalp ... Devamı...

Histerik Bulaşma

Histerik bulaşma, okul, fabrika gibi kurumlarda veya köy, kasaba, mahalle gibi küçük yerleşim birimlerinde psiko-sosyal kaynaklı fiziksel rahatsızlıkların veya rahatsızlık belirtilerinin sosyal bulaşma yoluyla yayılmasını ifade etmektedir. Bu anlamda histerik bulaşma, sosyal bulaşmanın özel bir hali olarak değerlendirilebilir. ... Devamı...

Erkek Dayağına Yol Açan Genin Adı Xyy

Henüz anne karnına bile girmeden, sperm hücresi bölünürken ortaya çıkan genetik bir bozukluk; özellikle erkeklerin ister istemez tepkilerini şiddetle göstermesine neden oluyor. Tıp dünyası, erkekte fazladan oluşan bir Y kromozomunun neden olduğu bu bozukluğa XYY adını veriyor İstanbul ... Devamı...

Anne Karnında Bile Şizofren Olunabilir

Birdenbire ve pek çok nedene bağlı olarak ortaya çıkan şizofreniye anne karnında bile yakalanılabiliyor. Şizofreni tedavisinde en tanınan isimlerden Prof. Masand uyarıyor: Hamilelik döneminde geçirdiğiniz bir enfeksiyon bile çocuğun 20'li yaşlarında şizofren olmasına neden oluyor. Amerika'nın Carolina eyaletinde ... Devamı...

Sosyal Kaygı İle Başetme Yolları

Sosyal fobi kavramı ilk defa 1903 yılında fransız psikiyatrist Janet tarafından tanımlanmıştır. Şimdiki modern formuyla ise ilk defa, 1966 yılında ingiliz psikiyatrist ve davranış terapistleri Marks ve Gelder tarafından ; ortaya konmuş, daha sonra üzerinde çalışılmaya devam edilmiştir. 1980 yılında ... Devamı...

  • Bunamak İstemiyorsanız...

    İnsanların en büyük korkularından biri olan bunamaya karşı meyve ve sebze suyu içilmesi öneriliyor.Özellikle yaşlılar arasında sıkça rastlanan Alzheimer hastalığıyla mücadele alanı

  • Psikolojik Bağımlılık

    İlacın alınmasına karşı direnç artımı (tolerans) oluşmaz. Güçlü ve maddeyi aşırı arama, o etkiyi yeniden yaşama isteği vardır.

  • Öz Farkındalık Depresyonu

    Bu kavram, Pyszcznski ve Greenberg tarafından ortaya atılan bir teorinin temelini oluşturmaktadır. Söz konusu teori (self-awareness theory of reactive depressiori), insanların öz s

  • Kleptomani Hastalarının Genel Özellikleri

    Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık dört kat daha sık görülmektedir. Cinsiyetler arasındaki oranın bu kadar yüksek olmasının bir nedeni de, erkeklerin böyle bir durumda çoğunlukla h

  • Hanen Metodu

    Bu program dil ve konuşma gecikmesi olan çocuklara, onlarla en çok vakit geçiren ebeveyn ve diğer büyüklerin eğitilerek, çocukların iletişimi öğrenmelerinde başlıca rol almalarını

next
prev

Her hakkı saklıdır 2011 Çocuk Psikoloğum
Tasarım & Programla CreaNet Bilişim Hizmetleri